Asuman ASLAN 61. Sayı / 7:00
AĞRI İSYANI’NIN GÜZİDE SÜVARİSİ EMERÊ BESÊ

AĞRI İSYANI’NIN GÜZİDE SÜVARİSİ EMERÊ BESÊ

Başlarken 


Küçük Bir Not
Babam Emerê Besê’nin ikinci oğlu Mehmet’tir. 1966 yılında, daha önce gittiği Adana’dan Patnos’a geri döndü. Çocukluk yıllarım Patnos’ta geçti. Okulda başarılı bir öğrenciydim, çünkü okul arkadaşlarımın çoğunun aksine Türkçeyi iyi biliyordum. 


Babamın amcaları bize her geldiklerinde yaptıkları sohbet sırasında, köye (Emerê Besê’nin köyü) dönüş planlarından bahsederdi ve geçmişte o köyde yaşadıklarını bazen acıklı bir şekilde bazen de mizah şeklinde birbirlerine anlatırlardı. Sohbetleri tabi ki Kürtçe idi. Emer’in annesinden sık sık söz ederlerdi. Anlatılardan, Besê’yi olağanüstü cesur ve fedakâr bir kadın olarak hayal ediyordum. Aynı şekilde Emerê Besê de cesur ve haksızlığa sürekli karşı duran bir kişilik olarak çocuk hafızamda yer aldı. Söz konusu ev sohbetlerinde, isimleri sık sık telaffuz edilen Şeyh Zahir, kardeşi Şeyh Abdurrahman, Biro Hesikê Têlî, Mîrza Ağa ve Kerem Bey gibi şahsiyetlerden, ailenin üyeleriymiş gibi söz ederlerdi.


1975 yılında babamı bir trafik kazası sonucu kaybettik. Onun ölümünden bir süre sonra aile tekrar Adana’ya göç etti. Liseye Adana’da başladım ve üniversiteyi de orada okudum. Küçüklüğümden beri sosyal bilimler ve özellikle de tarihe merakım vardı. Bundan dolayı, evde anlatılanlarla okulda bize öğretilen tarih bilgilerini karşılaştırıyordum. Kafamda çeşitli sorular oluşuyordu. 
Örneğin, Emerê Besê resmi de­yi­şle bir eşkıya mıydı? Diğer bir deyişle geniş topraklara sahip zengin bir aşiret lideri neden eşkıya olsun? Eşkıya olmadığına göre, neden sahip olduğu her şeyi kay­betmeyi göze alarak “devlete karşı” isyan etti? Bu konuda onu esas motive eden neden ya da nedenler nelerdi? Öte yandan annesi Besê neden inatla ve her şeyi göze alarak çocuklarının arkasında durdu ve onları korumaya çalıştı? Neden hapse düştüklerinde büyük bir fedakarlıkla onları düzenli bir şekilde ziyaret etti, her türlü ihtiyaçlarını karşıladı? İsyandan sonra af çıkmasına rağmen aile neden Iğdır’a dönemedi? 


Devamı Kürt Tarihi Dergisi'nin 61. Sayısında

  • Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?