Rohat Alakom 61. Sayı / 8:00
İsviçre’deki Kürt İzleri Cenevre’den Lozan’a 

İsviçre’deki Kürt İzleri Cenevre’den Lozan’a 

Giriş


Bugüne kadar Kürt-İsviçre ilişkileri hakkında çok az şey yazılmıştır. İsviçre sözcüğünün Kürtçe sözlüklere ve Kürtçe sözcük dağarcığına tam olarak ne zaman girdiğini bilemiyorum. Ancak İsveç ve İsviçre’nin Türkçe’de birbirine çok karıştırıldığını biliyorum. İsviçre bugün Avrupa’nın tarafsız ve en gelişmiş ülkelerinden birisi olarak tanınıyor. Bilindiği gibi 1890’lı yıllarda bir grup Osmanlı göçmen ve politik aktivist Avrupa’ya doğru yola çıkarak İsviçre’ye gelip Cenevre’ye yerleşir. Bu grup II. Abdülhamid’e karşı mücadelesini sürdürürken, bir o kadar da büyük hayallere de sahiptir. Bu hayal grubunun içinde birkaç Kürt de vardır.
Kürtlerin bu ilk göçü sınırlıydı ama İkinci Dünya Savaşı yıllarından sonra özellikle 1960lı yıllarda binlerce Kürt işçi, öğrenci ve politik göçmen birçok Avrupa ülkesinin yolunu tutarken İsviçre de bundan payını almıştır. Bugün aynı kıtada Kürtlerin sayısı milyonları geçiyor. Bilhassa baskı ve politik nedenlerle gelenler, ev sahibi ülkelerle ilişkilerini geliştirmek ve onlara kendilerini anlatmak için ciddi çaba sarfetmişlerdir. Bugün Avrupa’nın her ülkesinde Kürt diaspora grupları var ve hepsi çok farklı alanlarda söz konusu ülkelerle sınır ötesi ilişkiler kurmuşlardır. Acaba günümüzdeki Kürtler bir zamanlar yeni oldukları bu ülkelerle olan eski ilişkilerinin tarihinden ne kadar haberdardırlar? Zira bu tarih yeterince bilinmezse yarına dair oluşturulacak stratejilere katkıda bulunmak için kimi bilgilerden yoksun kalmak mümkündür. Bu nedenle her iki ülkenin karşılıklı tarihi ilişkilerinin bilinmesi elzemdir. Buna göre: 


1) 1960 öncesinde tek tek Avrupa’ya gelen Kürtlerin sadece geliş öyküleri değil, geldikleri ülke ile yaşadıkları ülke arasında oluşan çok eski ilişkiler dikkatlice araştırılmaya değerdir.
2) 1960’tan başlayan kitlesel göç bugüne dek devam ediyor. Bu nedenle Avrupa’daki tüm Kürtlerin bu yeni tarihi de yazılmalı ve kayda geçirilmelidir. Örneğin, Avrupa’nın üç önemli ülkesine (İngiltere, Fransa ve Almanya) ilk gelen Kürtlerin kim olduğu, ne yaptıkları ve yaşam öyküleri detaylı olarak bilinmiyor. Her birisinin yaşamı kayda alınmalıdır. Çünkü çocukları ve gelecek kuşaklar büyüklerinin bu ülkelerdeki geçmiş yaşamlarını merak edip öğrenmek isteyeceklerdir.


Bu yazıdaki temel amaç, okurları 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarındaki Cenevre ve Lozan gibi merkezlere götürmek ve o dönemin havasını yaşatmaktır. Yazı aynı zamanda Avrupa’daki Kürtlerin tarihinden bir bölüm oluşturur.


Daha iyi bir yaşam için mücade eden bir grup Kürt 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başlarında yönlerini Avrupa’ya, özellikle de İsviçre’ye çevirirler. Böylece bu Kürtler zamanla adlarını İsviçre, Cenevre, Lozan ve de Avrupa tarihine yazdırırlar.


Devamı Kürt Tarihi Dergisi'nin 61. Sayısında

  • Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?